Düş'es...

39 kişi kendisini tutuyor, 13 arkadaşı var.


insan olarak çalışıyor.
  • bloguna son yazdığı yazı: ÇİLE.

Düş'ünebilenler düş'sün.... rss kaynağı

Eğri büğrü inci taneleri...

O zaman olasılığa ses vermiş olmaz mıyım?

Soguk Dus Etkisi   2 gün önce  

:)) başlıyosunuz di miiiiiiiii

ddalga   2 gün önce  

Bana ses ver ki, kulaklanayım.

z0AZzz9   4 gün önce  

Bana kulak ver ki, sana ses verebileyim
;)

Soguk Dus Etkisi   01 Ağustos 2008 22:02  

Umur ile çok alakalı.

z0AZzz9   01 Ağustos 2008 16:00  

..peki..

ddalga   6 gün önce  

anlamak...
anlaşılabilir olmak...
anlatmak...
sanmak...anlam?
hepsinin niyeti ya da amacı karıştı.
umursanması çok mu önemli?...

ddalga   31 Temmuz 2008 16:28  

Anlamın, anla mı nedir? toksin.
Sadece anlatmış olmak mı anlam?
Anlanıldığını sanmak mı?
Anlattığını sanmak mı?
Anlaşılacağını ummak mı?

z0AZzz9   25 Temmuz 2008 20:50  

Anlam ne?
Anlamak ne?
Anlayıp, anlamsız demek ne?
Anlatmak ne?
Anlatıp, anlanan ne? Anlanmayan ne?

z0AZzz9   18 Temmuz 2008 20:24  

kelimesi fazla kullanıldığında anlamını yitiriyor

toksin   18 Temmuz 2008 20:27  

Yok anlam denen bir kavram.
Sizin kendinizce anlamlandırdığınız anlam, genel anlam, özel anlam vs vs..
Anlam yok! Bu anlamsızlıkta yok anlamında, anlaşıldı mı?

z0AZzz9   19 Temmuz 2008 16:29  

hı hı .

ddalga   21 Temmuz 2008 17:27  

anlamın olmadığını anlatmak başlı başına bir anlamdır, ben onu anlamlandırsam da anlamlandırmasam da anlatılma amacı onu anlamlı kılar.

film- seyirciyi umursamaz.

toksin   22 Temmuz 2008 01:08  

anlamsızlıgın anlamını anlamak için anlamsızlıgın anlamsız oldugunu anlamak gerekir... b.m

sizofrendusleri   17 Temmuz 2008 20:16  

Düşlerini yitirmişsin...

z0AZzz9   17 Temmuz 2008 10:44  

sanki uzun zamandır düşünemiyorum,hep düşüyorum...
üstümde bi şey var,gördüğümü de yazamıyorum...
garip ve bi o kadar da sinir bozucu...ne bu?

ddalga   15 Temmuz 2008 17:18  

Acı verici bir durum bu bilirim.
Bana ''Acı güçlendirir'' dediler.
Güçlendikçe acı da büyüyor olmalı yoksa güçlendiğimin farkında olurdum.
Güçsüzsün!

Soguk Dus Etkisi   18 Temmuz 2008 21:20  

Güçlüsün!
Dalgam, güçlü.

z0AZzz9   19 Temmuz 2008 16:28  

güçsüzüm....güçlü kim?

ddalga   21 Temmuz 2008 17:26  

Gözlerim arar oluyor, ne yalan söyleyeyim...

z0AZzz9   11 Temmuz 2008 13:36  

Benden söz ediyorsun sanırım:P
Geldim geldim:Pp

Soguk Dus Etkisi   18 Temmuz 2008 21:21  

ha şöleeeeeeeee

ddalga   21 Temmuz 2008 17:26  

Göz olarak geri geldin, sml85
Ama bu sayfada hep sml85 olarak kalacaksın...
Tekrar hoşgeldin.

z0AZzz9   22 Temmuz 2008 17:38  

Teşekkürler bıraktığım gibi sizi yine hoş buldum:)
Tekrardan aranıza katılmak çok güzel.

Soguk Dus Etkisi   22 Temmuz 2008 21:38  

geç kaldım bu sefer....neler kaçırdım? :(

ddalga   02 Temmuz 2008 21:59  

Yine geldik anlamaya...
'Anlamanın anlamsız olduğunu söylemek anlamsızlığı ''anlamak'' olur.'

Bunu anlamayı, nasıl anladınız?

z0AZzz9   30 Haziran 2008 18:52  

''Yazan arkadaş, yazılarını silmiş.
Ben her kelimeye önem veriyorum, silmeyeceğim.
Anlamsız gelebilir bu anlam ile ilgili sorular..
Ama anlamak isteyenlere açık...
Anlamamış o arkadaş :)
Bir yukarı ve bir altta ki yazılarım.''

z0AZzz9   04 Temmuz 2008 18:13  

'Anlamanın anlamsızlığını anlamak
mümkün mü?'

Bunu anlamayı nasıl anladın?

z0AZzz9   29 Haziran 2008 17:39  

anlaşılması gerken tek şey olarak

toksin   22 Temmuz 2008 01:09  

anlamsızlıgın anlamsız oldugunu anlamak için, anlamsızlıgın anlamsız oldugunu anlamak gerekir ...

sizofrendusleri   01 Ağustos 2008 21:38  

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini , martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını
Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını

evinsusanyerleri   27 Haziran 2008 20:09  

Ben senin söylediklerine göre yorum yaptım.
Cümlenin sonunda öyle mi diye sordum.
Saçmalamam mümkün değil,yanlış anlamam belki.
Öte yok diyorsun ama an'ın bir sonraki an'a bağlanacağını
biliyorsun.Evet,geleceğe hükmedemem ve var mıdır bilemem.

sml85   19 Haziran 2008 20:20  

Saçmalıyorsun! An dediğin sadece bu boyuta ait bir sanrı değil sml85!
Yanıt ver, sadece yazma!
Ölüm nasıl anı kaybetmek olur!
Sana sormuyor an, hala anlamıyor musun?
Geçmişe dönemez geleceğe hükmedemezsin!
An neden ibaret!

z0AZzz9   18 Haziran 2008 21:01  

Yanıt ver, sadece yazma!
Hakaretlerin bile afili.
Tebrik ederim.
An benden ibaret.
Bu konuda söyleyeceklerin var ki böyle
bir soru sordun.

sml85   19 Haziran 2008 20:29  

Soru işareti mi? Ünlem mi? Var orda?

z0AZzz9   20 Haziran 2008 01:21  

Yaşam, 'an'dan ibaret,
ölüm sadece 'an'ı kaybetmek öyle mi??
Ben öyle olduğunu düşünseydim
inan 'an'ı yaşamazdım!

sml85   18 Haziran 2008 18:54  

Hiç bir şey ne geriye ne ileriye gidiyor,
Öte yok, beri de yok!
An var sadece o an!

z0AZzz9   18 Haziran 2008 14:28  

bence de öte beri kavramı biraz yavan kalıyo...
yani boyutlar var,görebildiğimiz ve hesabı olmayan göremediklerimiz....aklıma "ne biliyoruz ki?" geliyor.....

ddalga   08 Temmuz 2008 14:53  

Başlangıçla ilgili söylediklerimi hiç saymıştın.
Başlangıç! bedenimden öncesi,dünyadan öncesi,ondan ötesi,ondan öncesi,onun ötesi, ötesi,ötesi,ötesi...
Nereye gidiyor tek bir noktaya...

sml85   17 Haziran 2008 19:12  

..tek bir noktaya?

ddalga   08 Temmuz 2008 14:52  

Gelecekle ilgili kehanette bulunmak gibi bir mühteşemliğin yok...
Hayal/hayalinde güçsüzlüğüdür bu...

z0AZzz9   16 Haziran 2008 16:27  

İki ihtimalden birini söyledim.
Bana katılmazsan sorunun sende olduğunu düşünürüm şayet söylediklerime gelirsen bir kez daha muhteşemliğimi göstermiş olurum;)

sml85   17 Haziran 2008 15:38  

Benim söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi yazmışsın
'Ben yoksam sende yoksun'
Diye bir şey yazmışmıyım bir bak lütfen...
Yazıların hepsine bakarsan 'ben varsam sende varsın' sözünü kendi varlığımın başlangıcını,devamını ve bitecek ise benimle biteceği söylemek istediğimi anlarsın kimseyi yok saymadım...ben senin fikirlerinden doğru bulduklarımı zaten söylüyorum toplam olarak kabul etmem ama gün gelecek sen benim çelişkisiz fikirlerime geleceksin;)

sml85   16 Haziran 2008 12:49  

hmmm...bazen her doğru olduğunu sandığımızı tersinir olarak düşünüyoruz....belki bundan...hepsinin bi olasılığı var.....

ddalga   08 Temmuz 2008 14:50  

Ben varsam, sen varsınla başlayan muabbetimiz slm85, asıl konumuz bana karşı tüm fikirlerine rağmen dediğime gelmişsin...
Ben varsam, sen varsın..
Ben yoksam sende yoksun...
Solipsizm hatırladın mı!

z0AZzz9   15 Haziran 2008 20:25  

(burda sessiz kalmalıyım sanırım...)

ddalga   08 Temmuz 2008 14:48  

Hiç olamadığından, hiç olsa sıkılamazdı...

z0AZzz9   15 Haziran 2008 20:23  

bazen "hiç"e yakınsadığımı dahası o olduğumu düşünmeye başladım...soyut başladı ve sanki somua dönüştürmem kaldı sadece tek basamak gibi;ama bu fikir belki hiç'ti...

ddalga   08 Temmuz 2008 14:47  

Hiç, olamadığının sıkıntısıdır o, hissettiğin sıkıntı...

z0AZzz9   10 Haziran 2008 22:43  

hiç olsaydı da hiçliğinin farkında olamazdı...
neden sıkıntı duyar o halde insan var olmaktan??

sml85   11 Haziran 2008 10:18  

varlığını yaşamıyorsa sıkıntı doğar varlığından.

ddalga   12 Haziran 2008 14:08  

Yaşıyorum!!
Yaşamasaydım sen olur muydun?
Ben varsam,sen varsın...

sml85   13 Haziran 2008 11:47  

ben ddalga,
sen sml85 ve sen z0AZzz9 var.
varız...

ddalga   08 Temmuz 2008 14:45  

BLOG rss kaynağı

adresi: http://z0azzz9.sosyomat.com/blog
aferim6

ÇİLE

3 yorum var - 21 Temmuz 2008 22:23 yazılmış
2 yorum var - 11 Temmuz 2008 03:36 yazılmış
2 yorum var - 29 Haziran 2008 17:56 yazılmış
2 yorum var - 18 Haziran 2008 21:04 yazılmış
1 yorum var - 27 Mayıs 2008 01:15 yazılmış
0 yorum var - 26 Mayıs 2008 02:21 yazılmış
6 yorum var - 24 Mayıs 2008 16:54 yazılmış
0 yorum var - 24 Mayıs 2008 16:37 yazılmış
1 yorum var - 24 Mayıs 2008 16:30 yazılmış
4 yorum var - 24 Mayıs 2008 15:38 yazılmış
1 yorum var - 24 Mayıs 2008 15:24 yazılmış
7 yorum var - 24 Mayıs 2008 02:17 yazılmış
2 yorum var - 24 Mayıs 2008 01:33 yazılmış
3 yorum var - 24 Mayıs 2008 01:23 yazılmış
0 yorum var - 24 Mayıs 2008 01:08 yazılmış
2 yorum var - 24 Mayıs 2008 00:59 yazılmış
2 yorum var - 24 Mayıs 2008 00:45 yazılmış
4 yorum var - 24 Mayıs 2008 00:23 yazılmış
2 yorum var - 24 Mayıs 2008 00:16 yazılmış
2 yorum var - 24 Mayıs 2008 00:00 yazılmış
1 yorum var - 23 Mayıs 2008 23:53 yazılmış
2 yorum var - 23 Mayıs 2008 22:42 yazılmış
2 yorum var - 23 Mayıs 2008 21:23 yazılmış
1 yorum var - 23 Mayıs 2008 21:19 yazılmış
2 yorum var - 23 Mayıs 2008 21:14 yazılmış
aferim5

Hiç

1 yorum var - 23 Mayıs 2008 21:11 yazılmış
3 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:56 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:55 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:50 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:48 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:43 yazılmış
0 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:36 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:32 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:29 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:26 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:23 yazılmış
1 yorum var - 21 Mayıs 2008 21:16 yazılmış
aferim13

İnsan

3 yorum var - 21 Mayıs 2008 04:04 yazılmış
6 yorum var - 12 Nisan 2008 17:24 yazılmış
5 yorum var - 19 Mart 2008 16:37 yazılmış

düpdüşduman rss kaynağı

Düş'ürün beni...

Kendi varlığıma, kendimin gereksinim duymuş olması gerekir miydi?

z0AZzz9   19 Nisan 2008 00:58  

Düş müymüş-------nemiş?__

Anne şevkati gibi insanı kucaklayan tek şeydir. Etrafınızda hiçbirşey yoktur, tutunacak hiçbirşey yoktur, zaten gerek de yoktur, ağırlığınız yoktur, hiçbiryerden hiçbiryere düş'mezsiniz. Sadece stabil olarak durursunuz. zaman yoktur ilerlemez hatırlamazsınız ,plan yapmazsınız durursunuz. umut yoktur, acı yoktur, mutluluk yoktur. herşey siyahtır, hiçbirşey göremezsiniz. mantık yoktur duygu yoktur, hiçbirşey hissetmezsiniz. Sadece hiçbirşeye bu kadar yakın olmanın verdiği garip huzur vardır. Beklersiniz ama ne kadar beklediğinizi yada neden durduğunuzu bilmezsiniz. Sonra garip bir ürperti gelir işte bu geri dönüş...Düş'ten çıkarsınız?..

z0AZzz9   10 Nisan 2008 17:45  

Denemeli insan kendisini; Bağımsızlığa mı yazgılı, boyun eğmeye mi? Bunu da tam zamanında yapmalı. Denemelerini saptırmamalı yolundan. Oynanabilecek en tehlikeli bir oyunun sonunda, başka bir yargılayıcının değil de, yalnız kendinin tanık olduğu denemeler bile olsa, hiç bir kişiye bağlı olmadan; en sevilene bile! En fazla acı çeken ve en fazla yardıma muhtaç da olsa. Bir acıma duygusuna bağlanmadan, kendi kopmuşluğuna bağlanmadan, kendi erdemlerimize bağlanmadan.....KENDİNİ KORUMAYI BİLMELİ İNSAN; BAĞIMSIZLIĞIN EN ZOR DENEMESİDİR BU.

z0AZzz9   06 Nisan 2008 21:46  

- Yarın ölecek miyim? Ölmeyecek miyim? Bilmiyorum.
- Eger yarın ölmeyeceğimi bilmiyorsam, yarın canlı olacağımdan emin degilim.
- Eger yarın canlı olacağımdan emin degilsem, hiç bir şeyden emin degilim.
- Dolayısıyla insan bir bok bilmiyordur.

z0AZzz9   13 Mart 2008 23:44  

Duyular gerçekte nerede yaşar?
Kıvrılıp sırlar gibi zihnimizde mi?
Ya da her bir sinir ucunda bedenimiz de mi?
Ödünç alınıp satılabilir, hatta çalınabilir mi?
Duyular başka birine ait olabilir mi?

z0AZzz9   13 Mart 2008 23:41  

...düşler aleminde yaşamaktayım.. Seçmece,kan kırmızısı anlar tüketmekteyim.. Gerçek (ne) "ben" i sobelemek niyetinde de değilim.. Anlamsızlaştırmak istediğim uçsuz iplerle ruhumu asıp sadece rüzgarı hissetmek...

z0AZzz9   13 Mart 2008 23:27  

Depersonalizasyon (mu) halim?

Korkarim ki hepimiz, cınladıkca kulaklardaki etkisi azalan kayda degmez yankılarız... Neden bütün denizlerin hüzünle dalgalanıyor ey kalem? Neden bütün ürkek martıların kirli gökyüzüne carpıp kırılıyor?
Neden kendini cevirmekle yetinmeyip dünyayı da cevirmek istiyor parmaklarında senin cocukların? Sen dünyanin dört başı mahmur bir resmi yapılabilir mi sanıyorsun ey kalem!
İcimizi de gösteren fotograflar cekilebilir mi sanıyorsun!!!
Ardında bıraktığın enkazları biri gelir kaldırır mı sanıyorsun..

San...Sar...Sarıl...

z0AZzz9   13 Mart 2008 23:04  

Sosyal çevremin sıfır olduğu, evde internet bağlantım olmadığı, televizyonun eli yüzü düzgün sadece mezzoya sahip olduğu, yapılabilecek yegane şeyin kitap okumak olduğu, kahvem sade olduğu, çayımı sütlü içmeye başladığım için çok bohemim anasını satayım. Yoksa bohem kim ben kimim.

Sonra böyle oturup düşünürken aklıma abuk sabuk bir sürü şey geliyor takılıyor. Yoksa düşünmek kim ben kimim.

Her insan bir avuç topraktan yaratılır ve insan ölürken muhakkak bu yarattıldığı toprağa geri dönermiş. Döner dolaşır ait olduğu toprağa gelirmiş. Nerede ölürse onun toprağı orası demekmiş. Yoksa ait’lik kim ben kimim.

Belki de “koruyucu meleğin” senin hayal ettiğin gibi bir şey değildir he ne dersin?

z0AZzz9   13 Mart 2008 22:56  

Daha önce varlığından bile haberdar olmadığım bir şehrin, kimsenin umrunda olmayan bir caddesinde:
Başlıyor ben(ler)...

Kar yağıyor.

- Kar ne güzel değil mi? Balık pulu gibi yağıyor aynı. Bunların hiçbiri birbirine benzemiyor, garip değil mi sence de?
- Yoo değil. Her biri bir melek onların.
- Nasıl yani?
- Her bir kar tanesi yere inen bir melektir.
- Nereden biliyorsun?
- Düşünsene bir kere, neden sence havada birbirine değmiyorlar?
- Bilmem.
- İşte bu yüzden. Melek oldukları için.
- Bu kadar çok melek olduğunu bilmiyordum.
- Yaptığımız her iyilik bir melek var ediyor.
- Dünyada bu kadar iyilik yapılmış olamaz.
- Ee peki neden o zaman?
- Bilmiyorum.
- O zaman buna inanmalısın.
- …

z0AZzz9   13 Mart 2008 22:52  

Tanrının iklimleri düğmelerle kontrol ettiğine inandığım yıllarda, bazı anlar donar kalır şimdimi düşünürdüm; Şu an acaba ne kadar insan benimle aynı şeyleri söyleyip aynı hareketleri yapıyor? - Acaba bu suyu içerken, aynı zamanda iki parmağıyla kafasına tavşan işareti yapan kaç tane 8 yaşında çocuk vardır? - Yüzlerce…

Dünyanın çok büyük olduğuna inanıyordum, kendimi seviyordum ama ne kadar küçük olduğumu anlıyor hüzünleniyordum, benimle beraber yüzlerce kişi aynı anda aynı hareketi yapıyor!!! Korkunç…

Sonra büyüdüm… Şimdi biliyorum aslında o anlar hep bana ait şeylermiş, aslında o anlarda sadece ben varmışım, aynı anda milyarlarca insan farklı konuşup farklı hareket ediyorlarmış… Ama tüm bunları bilmem özel olduğumu düşünmeme yeter mi artık?

z0AZzz9   13 Mart 2008 22:49  

Possunt quia posse videntur. - Yapabilirim çünkü yapabileceğimi düş'ünüyorum...

z0AZzz9   13 Mart 2008 22:32  

Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bi lafa bakarım, laf mı diye...
Bi de söyleyene bakarım, insan mı diye...

z0AZzz9   13 Mart 2008 18:44  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. gece uyumayanlar

    gece uyumayanlar

    4099 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  2. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    2017 üyesi var. üyelik serbest.
  3. psikolojiksorunlular

    psikolojiksorunlular

    1268 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. nietzsche

    nietzsche

    1197 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  5. düşünce çöplüğü

    düşünce çöplüğü

    1055 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  6. kadın

    kadın

    866 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. Güzel Sanatlar

    Güzel Sanatlar

    765 üyesi var. üyelik serbest.
  8. tiyatro

    tiyatro

    691 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  9. kisafilm

    kisafilm

    159 üyesi var. üyelik serbest.
  10. rock

    rock

    3793 üyesi var. üyelik serbest.

1 2 3


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.